REMYİN KEYFİYETİ VE VAKTİ 1415) Abdurrahman İbnu Zeyd anlatıyor: “İbnu Mes’ud (r.a.), vadinin dibinden yedi çakıl atarak büyük şeytanı taşladı. Her taşı attıkça tekbir getriyordu. Bu sırada Beytullah sol tarafında, Mina da sağında olacak şekilde durmuştu. Kendisine: “İnsanlar, taşları yukarısından atıyorlar!” denince şu cevabı verdi: “Burası, kendinden başka ilâh olmayan Zat’akasem olsun, Bakara süresinin üzerine indiği makamdır. Buhârî, Hacc 135, 136, 137,138; Müslim, Hacc 305 (1296); Tirmizî, Hacc 64 (901); Ebu Dâvud, Menâsik 78 (1974); Nesâî. Hacc 226 (5, 273) 1416) Tirmizî ve Nesâî’de şöyle denmiştir: “(İbnu Mes’ud) Akabe cemresine geldi. Vâdinin dibinde durdu, kıbleye karşı yönelip, sağ kaşının üst hizasından yığına (taşları) atmaya başladı ...” Tirmizî, Hacc 64 (901) 1417) Hz. Sâd (r.a.) anlatıyor: “Veda haccından Resûlullah’la (s.a.v.) beraber döndük. (Yolda konuşurken) bâzılarımız “Yedi taş attım” bazılarımız da: “Altı taş attım” diyordu, kimse kimseyi bu sebeple kınamıyordu.” Nesâî, Hacc 227 (5, 275) 1418) İbnu Abbâs (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.), Akabe (taşlaması) sabahı, bineğinin üzerindeyken: “Bana (taş) toplayıver!”dedi. Ben de (şehadet ve başparmaklarla atılabilecek büyüklükte) ufak taşlardan onun için topladım. Avucuna koyduğum sırada: “İşte bunlar gibi. Dinde aşırılıktan sakının. Sizden öncekileri, dinde aşırılıkları helâk etmiştir!” dedi.” Nesâî, Hacc 217 (5, 268) 1419) Hz. Câbir (r.a.) anlatıyor: “Ben, Resûlullah’ı (s.a.v.) yevm-i nahrde kuşluk vakti taş atarken gördüm. Ama bundan sonraki günlerde, güneşin zevâlinden (öğle vaktinden) sonra taş attı.” Müslim, Hacc 313 (1299); Tirmizî, Hacc 59 (894); Ebu Dâvud, Menâsik 78 (197); Nesâî, Hacc 221 (5, 270) Bu hadisi Buhârî, muallak olarak zikretmiştir, Hacc 134) 1420) Nâfi’ anlatıyor: “Abdullah İbnu Ömer’in (r.a.) zevcesi Safıyye Bintu Ebî Ubeyd’in oğlan kardeşinin kızı Müzdelife’de nifas oldu (doğum yaptı). Bu yüzden o da, Safiyye de geri kaldılar ve Mina’ ya yevm-i nahrde gürıeş battıktan sonra geldiler. Hz. Abdulllah İbnu Ömer (r.a.) onlara geldikleri anda taş atmalarını emretti ve bu gecikmeden dolayı onların herhangi bir kefaret ödemesine hükmetmedi.” Muvatta, Hacc 220 (1, 409) 1421) Ebu’l-Beddâh Âsım İbnu Adiyy, babası Adiyy’den (r.a.) naklediyor: “Resûlullah (s.a.v.) develerin çobanına, yevm-i nahrde taş atmışlarsa, ertesi gün taş atmayıp develerle kalmaya, sonra da iki günlük taş atmaya ve yevm-i nefrde atmaya ruhsat tanıdı.” Nâfi’ anlatıyor: “İbnu Ömer (r.a.) şöyle derdi: “Eyyam-ı teşrikin ortası günü, güneş batmazdan önce Mina’dan ayrılmayan kimse ertesi günü taşları atmadan ayrılmasın.” Muvatta, Hacc 214 (1, 407) BİNEREK VE YÜRÜYEREK TAŞLAMA 1422) İbnu Ömer (r.a.) anlatıyor: “Hz. Peygamber (s.a.v.) taşları atacağı zaman yaya gider, yaya dönerdi.” Ebu Dâvud, Menâsik 78, (1969); Tirmizî, Hacc 63 (900) 1423) Kâsım İbnu Muhammed anlatıyor: “İnsanlar (yani sahâbeler) taşlamaya yayan gider, yayan dönerdi. (Bu safhada) ilk binen Hz.Muâviye (r.a.) oldu.” Muvatta, Hacc 215 (1, 40?) 1424) Hz. Câbir (r.a.) anlatıyor: “Yevm-i nahrde (kurban gününde) Resûlullah’ı (s.a.v.), taşlamayı binerek yaparken gördüm. Taşlarını devesinin üzerinde iken atmış ve şöyle demişti: “Menâsikinizi benden alın. Bilemiyorum, belki de bu haccdan sonra hacc yapamam.” Müslim; Hacc 310 (2197); Ebu Dâvud; 78 (1970); Neaâî,Hacc 2220 (5, 270) |
2005 © Kuts@l Topr@kl@r |