HUZURA GELDİM
Peygamberim, huzura kabul et beni
Dertlerimi bir bir dökmeye geldim
Adım adım dolaştım kutsal beldeni
Güzide Ashab’ın görmeye geldim
Allah’ın evi, muazzam Kabe’yi
Tavaf edip, rahmete ermeye geldim
Ziyana aşık kelebek gibi
Çevresinde dönmeye, dönmeye geldim
İlk defa Hira’da gördüğün Nur’u
Hissedip, onunla uçmaya geldim
Şifalı su, mucizevi zemzemi
Kaynağından içmeye, içmeye geldim
Bedir’i, Uhud’u, şanlı Hayber’i
Nakşedip, kalbime çizmeye geldim
Hendekte yüzüstü düştüğün yeri
Keşfedip yüzümü sürmeye geldim
Buram buram kokan Ruhu Nebiyi
Nefes nefes içime çekmeye geldim
Takva ile yükselen kutlu Kubâ’nın
Girip, temelinde yatmaya geldim
Veda hutbenle mesaj yerinde
Arafat’ta duaya, vakfeye geldim
İsmail misali boyun eğerek
Mina’da yoluna kurban olmaya geldim
Ümmetin olmaya ahdim var idi.
İmzalı dilekçem vermeye geldim.
Cennet bahçesi nurlu Ravzâ’na
Tazim ile rızan almaya geldim
Gönlümde açılan sevgi gülünü
Buket buket sunmaya geldim
Sevgine layık gördünse beni
Verilen rütbeyi takmaya geldim
Mübarek Ravzâ’na izin ver gireyim
Sararmış yüzümü sürmeye geldim
Bildirdin bizlere dostu, düşmanı
Düşmanım nefsimdir, yenmeye geldim
Kovma kapından Ya Resul, ne olur
Dönmek için değil, kalmaya geldim
Mehmet ATEŞ