MİNBER

Hz. Peygamber (s.a.v.) ashab ile beraber otururken bir yabancı geldiğinde Peygamberimiz'i (s.a.v.) gurup içinde ayırdedemezdi. Bu yüzden sabahiler Peygamberimiz (s.a.v.) için, yabancıların geldiklerinde onu tanımaları için bir oturma yeri yapmak istediler. Böylece Peygamberimiz'e (s.a.v.) killi topraktan bir oturma yeri yaptılar.

Minber başlangıçta balçıktan yapılmış bir oturma yeri durumundaydı. Hz. Peygamber (s.a.v.) buraya oturur ve yabancılar geldiklerinde onu tanıyabilirlerdi. Ayrıca cuma günleri onun üzerine çıkarak hutbe okurdu.

Görünen o ki balçıktan yapılmış bu minber meşhur hurma ağacı kütüğünün bitişiğindeydi. Bilindiği gibi minber Medine yakınındaki ormanın ağaçlarından hicri dokuz ya da sekizinci senede yapılmıştı.

MİNBER'İN YAPIMI

Hz. Peygamber (s.a.v.) hutbe irat edip konuşma yaparken ayağa kalkar ve bazen uzun süre ayakta kalırdı. Bu durum onu yorduğu için bir hurma ağacı gövdesi getirtti ve bu toprak kazılarak, Hz. Peygamber (s.a.v.) kalktığında yaslanabileceği şekilde yanına dikildi. Artık Peygamberimiz konuşma yaparken uzun süre ayakta kaldığında buna dayanıyordu. Bu durumu Medine'ye yeni yerleşmiş bir kişi gördü ve yanındakilere: "Muhammed'e işini görecek bir şey yaptığımda beni öveceğini bilsem, üzerinde duracağı bir kürsü yapardım. O da dilerse oturur, dilerse ayağa kalkar" dedi. Bu sözler Peygamberimiz'e (s.a.v.) ulaştığında "O adamı yanıma getirin" dedi ve geldiğinde ondan bu üç basamaklı minberi yapmasını istedi. Bu yapıldığında Peygamberimiz daha da rahatladı.

HURMA KÜTÜĞÜNÜN İNLEMESİ

Peygamberimiz (s.a.v.) kendisine yapılan bu minberi kullanıp hurma kütüğüne yaslanmayı bıraktığı sıralarda bir gün bu kütük develerin inlediği gibi inleyerek yakardı. Peygamberimiz minberin üst kısmından aşağıya inerek eliyle onu okşadığında ise sustu.

Minberin yapılmasını isteyen ilk kişinin Temim ed-Darimi olduğu ve minberi yapanın da -ismi konusunda ihtilaf olmakla beraber- Meymun olduğu söylenir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) minberin üçüncü basamağında durarak konuşurdu. Sonra Ebu Bekir hutbelerinde bir basamak aşağıya indi. Daha sonra ise Hz. Ömer bir basamak daha inmiş ve Hz. Osman ise hilafetinin altı senesi boyunca en alt basamakta ayakları zemine basarak hutbe irat etmiştir. Daha sonra mescide gelenlerin çoğalması üzerine, konuştuğunda insanların görebilmesi için Hz. Peygamber‘in (s.a.v.) konuştuğu yere çıkmıştır.

Mervan b. Hakem minberin alt kısmına altı basamak daha ilâve ederek onu yükseltti. Mervan bu hareketinin sebebini, Mescide gelenlerin sayısı arttığından dolayı bunu yaptım diyerek belirtmiştir.

Mescit bu haliyle hicri 654 yılına kadar kaldı. Bu tarihte Mescit yandı ve bundan sonra Abbasi Devleti'nin egemenliği sona erdi.

Sonra Yemenli hükümdar Muzaffer sandal ağacından yanlarda birer topuzlu bir minber yaptırarak hicri 656 senesinde Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Minberinin yerine koydu.

Zahir Rükneddin Baybars bir minber yaptırıp gönderdi ve onu Yemen Hükümdarı Muzaffer'in yaptığı minberin yerine koydu.

Sonra Zahir Berkyaruk 797 yılında başka bir minber daha gönderdi ve onu Baybars'ın gönderdiği minberin yerine koydu.

Sonra Müeyyed Şah 820 senesinde bir minber gönderdi. Bu minber 886 senesinde yandı.

Medine halkı bu yanan minber yerine alçı ile kaplanmış tuğladan yeni bir minber inşa etti. 888 yılında yıkılana kadar hutbe bu minber üzerinde okundu.

Daha sonra Eşref Kartabay adına mermer minber yapılarak bunun yerine konuldu.

Daha sonra Osmanlı Padişahı IV. Murat 998 H. tarihinde tam anlamıyla bir şaheser ve dünya harikası bir mermer minber yaptırıp göndermiştir.

MİNBER'İN ÖZELLİKLERİ

Minber iki basamak ile üstte bir oturma veya konuşma yerinden oluşmaktadır.

- Minberin yüksekliği iki zirâ bir karış ve üç parmaktır. Bu 125 cm'ye eşittir.

- Basamaklar ise bir karıştır. Başka bir rivayette zirâ'ın üçte biridir. Buna göre 18 ile 25 cm arasıdır.

- Basamakların genişliği bir karıştır. (18-25 cm)

- Minberin genişliği bir zirâ yani 50 cm'dir.

- Uzunluğu da bir zirâ yani 50 cm'dir.

- İki taraftaki trabzanların yüksekliği ise bir karış ya da biraz daha fazla yani 25 cm dir.

- Minberin üç tane tahta parçasından meydana gelen bir de yaslanma yeri vardı.

2005 © Kuts@l Topr@kl@r
www.kutsaltopraklar.net