PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V.) MÜBAREK ODALARI
(Hücre-i Saadet)

Peygamberimiz'in (s.a.v.) Mescidi yaptıktan sonra evinin ilk inşa ettiği kısmı Hz. Aişe'nin odası ile onun doğusunda Hz. Sevde'nin (r.a.) odası idi. Hz. Aişe'nin odasının Ravza-i Mutahhara'ya açılan bir kapısı vardı. Peygamberimiz Hz. Aişe'nin (r.a.) evinde olduğu zamanlar namaza bu kapıdan çıkardı. Mescitte itikafa girdiğinde ise mescitten doğru başını Hz. Aişe'nin odasının içine uzatır, Hz. Aişe de (r.a.) Peygamberimizin saçını düzeltir ve tarardı.

Peygamberimiz (s.a.v.), ölüm hastalığana yakalandığında müminlerin anneleri olan zevceleri, hastalık bakımının Hz. Aişe'nin odasında yapılması konusunda izin istediler. Peygamberimiz bunu kabul etti ve bu odada vefat etti ve buraya defnedildi. Hz. Aişe (r.ah.) validemiz peygamberimizin kabr-i şerifine kırmızı bir kadife serdi ve sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) buraya konuldu ve kadife, üzerine katlanarak üzeri toprakla örtüldü. Bu şekilde kabir toprak yüzeyinden hafiçe yükseltildi.

Peygamber efendimizin kabri Hz. Aişe'nin odasının güney kısmındadır. Hz. Aişe (r.a.) bundan sonra kabirle arasında her hangi bir engel ve örtü bulunmaksızın odanın güney kısmında kalmaya devam etmiştir. Hz. Ebu Bekir (r.a.) vefat ettiğinde Hz. Aişe (r.a.) onun Peygamberimizin yanına defnedilmesine müsaade etmiştir. Hz. Ebu Bekir için Peygamberimizin kabrinin yarım metre soluna başı Hz. Peygamber'in (s.a.v.) mübarek omuzları hizasına gelecek şekilde bir kabir kazılmıştır. Hz. Aişe "Bunların biri eşim diğeri de babam" diyerek Peygamberimiz (s.a.v.) ile Ebu Bekir'in (r.a.) kabirleri arasını her hangi bir şeyle bölmemiştir.

Halife Hz. Ömer (r.a.), ölümüne sebep olan suikastte yaralandığında bu iki can dostunun yanına defnedilmek istedi. Hz. Aişe (r.a.) buna izin verdi ve Hz. Ömer'in mezarı Hz. Ebu Bekir'in yarım metre yakınına, başı onun omuz hizasına gelecek şekilde kazıldı. Hz. Ömer'in boyu uzun olduğundan ayakları odanın doğu tarafından temele kadar geldi ve bu yüzden temelin altından da bir miktar kazıldı. Hz. Aişe (r.a.) Hz. Ömer'in kabriyle diğer iki mübarek kabir arasını ayırdı. Zira Hz. Ömer (r.a.) ona namahrem idi ve Hz. Aişe (r.ah.) bu mahremiyete Hz. Ömer (r.a.) vefat ettikten sonra da saygı göstermek istedi.

HÜCRE-İ SAADET'İN TAMİRİ (HİCRİ 678)

Sultan Kalavun Salihi Mescid'e, sütun başları üzerine oturan tavana bitişik kısmı dörtgen üstten ise sekizgen ahşap bir kubbe yapılmasını emretti. Bu kubbenin üzerine ahşap, onun üstüne de kurşun levhalar çaktırdı ve burada çatının görüneceği şekilde bir de fener açtırdı.

Bu kubbe Sultan Muhammed b. Kalavun zamanında kurşun levhaların çıkması sonucu yağmurdan çekinildiği için yenilendi.

Şerîflerin hakimiyeti döneminde 765 H. senesinde Kubbe sağlamlaştırıldı.

Yine 881 H. senesinde kubbe tamir edilip sağlamlaştırılarak Allah Resulü'nünn (s.a.v.) Hücre-i saadetlerine su sızması engellendi.

2005 © Kuts@l Topr@kl@r
www.kutsaltopraklar.net